İlkokul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlkokul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Şubat 2016 Pazar
Ilkokul Maceralarımız
Bu tarz yazılara ay yine mi okul yazısı diyor olabilirsiniz. Ama inanın şu anda çocuğu 4-5 yaşında olan,yakında ilkokul velisi olacak anneler iiçin bu yazılar valla amme hizmeti. Keşke ben de önceden rastlasaydım da naif ,herşeyi ince ve pembe zanneden dünyam bu kadar sertleşmeseydi :)))
Normalde çevrenizi hayatınızdaki insanları seçiyorsunuz ona göre de etkileri oluyor. Ama çocuğunuz okula gittiği anda oradaki çevrenizi seçemiyorsunuz. Sizin gibiler var, bir de "bu insanlar cidden gerçek mi yok canım daha neler" olan var.
Bu gözler bu 2 sen de öğretmen masasından yazı sınavı yapılmış defterleri alıp sanki çocuğunun el yazısıymış gibi düzelten anneler mi görmedi, öğretmene yılbaşında lokum+yılbaşı çiçeği+altın alan anneler mi görmedi,gizli kurulan whatsup gruplarında öğretmenin doğumgünü hediyesi ne olacak tartışmaları mı görmedi( ki bu sene sıkı hazırlanıyorlar zannımca gökyüzüne isim yazdırıp havai fişek patlatacaklar), öğretmene gidip hocam dünkü soru da şurada takıldım nasıl yapayım diyen 30 küsur yaşında anneler mi görmedi.
Hahaha ama intikamımı çok pis almış olabilirim bu haftasonu. Öğretmen ödev olarak kartona Istanbul kartpostalları yapıştırın demiş. Ben ne yaptım. Whatsup grubuna ' Ay öyle ödev vermek olmaz,biz İstanbul'daki bir tarihin eserin maketini yapmayı düşünüyoruz "yazdım. Yarın okula gittiğimizde Sultan Ahmet Camii'nin gerçeğe yakın halini göreceğime eminim. Ben 2 kartpostalı kartona yapıştırırken öbürlerinin maket yaparak bütün hafta sonlarını berbat ettiklerine eminim.
Nihohoho yaşasın kötülük:))))
Gökçe
14 Şubat 2016 Pazar
Veli Toplantımız
Bu pazar veli toplantımız vardı. Toplantı tarihi 14 Şubat. Toplantının pazar olduğunu duyan bütün çocuklar itiraz etmiş" Ama öğretmenim pazar günü Sevgililer Günü,anne babalarımız nasıl gelsin" komik olan bütün veliler buna çok güldü. Istinasız hepsi " Sanki şimdiye kadar devamlı Sevgililer Günü kutladık da bugün sorun oldu toplantı olması" dedi.
Demek çocuklar analar babalar Sevgililer Günü kutlasın istiyorlar. Daha ziyade annesiyle babası birbirini sevsin ve belli etsin istiyor. Benim büyük oğlanda da farkediyorum,en ufak bişeyde sözleri hep" hadi aile aile film izleyelim,hadi aile aile Uno oynayalım, hadi aile aile şunu yapalım bunu yapalım" Oradaki aile aile kelimesi aslında konunun özü.
Bugün toplantıda yine öğretmeninizin sitemlerini dinledik. "Inanılmaz yaramaz ve söz dinlemezler " diyor. Gerçekten sınıfa giriyorum sınıfın içinde kovalamaç oynayanlar mı istersiniz,yere 2.80 uzananlar mı istersiniz. Hep aklımdan geçiyor bizde çocuktuk ama okulda davranışlarımız bu kadar çığırından çıkmış değildi. Ama sonra düşündüm biz sokak çocuklarıydık. Ben hava fırtına olmadığı sürece hergün sokağa çıkar oynardım. Eğer İstanbul'da sitede oturmuyorsanız çocukların sokağa çıkması daga nadir rastlanan bir olay.E bu çocuklarda okulu sokak gibi görüyorlar demek diye düşündüm. Üstüne bir de velilerin benim çocuğum herşeyi yapabilir tavrı tam tuz biber.
Bizimki bir devlet okulu ve veliler vu kadar öğretmene,müdüre,okula karşı söz dinlemez,kurallara uymaz bir tutum sergiliyorken,özel okullarda durum nedir merak ettim....
Mesela öğretmen çok basit bir kuraldan bahsediyor. Bunlar daha küçük ,0.5 kalem tehlikeli olabilir demişti okulun başında. Bende bütün kalemleri normal kurşun kalem aldım. Son 1 aydır oğlum devamlı söyleniyor" anne ben 0.5 uçlu kalem kullanmak istiyorum". Bende ısrarla sınıfın kurallarına aykırı diye kabuk etmiyordum. Bu hafta öğrendim ki sınıfın %90 çatır çatır kullanıyormuş ,bizimki de derste arkadaşından izin alıp kullanıp geri veriyormuş. Bu sefer buna da üzüldüm,çok katı davranışım demek ki kurallar diye diye. Bende aldım kalemi ama hala doğru mu yaptım hata mı ettim bilmiyorum.
Daha önemliama sınıfta bir çok öğrenci tarafından delinen kurallarda var,onlara kesinlikle uyuyoruz ama bazen önemsiz şeylerde kural esnetilebilir diye düşünüyorum şimdilik.....
Gökçe
Etiketler:
Annenin Günlüğü
,
İlkokul
,
Okul
,
Oyun çocuğu
,
Sevgililer günü
,
Veli Toplantısı
7 Aralık 2015 Pazartesi
Devlet Okulu Maceramız, Bölüm 2
Bugün niyetim bambaşka bir konu yazmaktı ama sonuçta gün başka konularla geçti,benim kafa hepten başka şeye dağıldı.Daha önceki yazımda belirttiğim gibi oğlumu devlet okuluna vermiştim.Ve hala doğru bir karar mı değil mi diye kafamda soru işaretleri vardı.
Bugün bambaşka bir şeye karar verdim.Gerçekten önemli olan devlet okulu,özel okul değil ya da sosyal aktiviteler imkanlar da değil,ya da ne biliyim çok iyi eğitim araç gereç,konferans salonu ,kütüphane falan da değil.Önemli olan öğretmen; kendisinin bir lise öğretmeninden ,bir ortaokul öğretmeninden farklı olması gerektiğini bilen,çocuğa eğitim hayatıyla ilgili ilk ve en kalıcı temeli verdiğini bilen,bir bayan için çok rahat bir meslek diyen annesinin seçimiyle değilde kendi seçimi ve isteğiyle öğretmenliği seçmiş ve "evet ben bu küçük çocuklarla uğraşabilirim"diyecek olan bir öğretmen.
Okulu "aaa çok güzel konferans salonu var "diye seçmeyin siz çocuğunuzu okul dışında da panellere,söyleşilere götürebilirsiniz ya da "devlet okulu ama iyi bir kütüphanesi var" diye seçmeyin siz zaten bilinç bir ebeveynseniz o kütüphaneyi kendi evinizde de kurabilirsiniz.
Burada en önemlisi çocuğunuza ilk hayranı olacağı,ilk örnek alacağı ,ilk en çok seveceği öğretmenini vermeniz.
Bu yüzdendir ki benim içimde çocuğuma bunları verememiş olmak uhde kalacak.Bu yüzdendir ki 3 aydır okula her gün belki resim kolu bugün seçilir ve ben resim kolu olurum diye okula giden oğluma artık " e ne oldu öğretmenin kolları seçti mi " diye sormaktan vazgeçmem ya da 15 gün sonra yapılacak okuma yarışmasına harıl harıl kendince hazırlanan " anne ben de baya iyi okuyorum , bence bu sefer kesin beni de seçer " diye ümit eden oğluma " yok kuzum o senle uğraşmaz eline hazır uğraşmadan gelen kuzuları seçer " diyemeyip ,o gün geldiğinde acaba nasıl teselli ederim diye düşünmem...
Velhasıl kelam bırakın okulun bakımlı,gösterişli binasını,bırakın harika sosyal faaliyetlerini,bırakın gösterişli spor salonunu ,siz iyisi eline gelen öğrencilerini severek okutacak bir öğretmen bulun .....
Gökçe
Bugün bambaşka bir şeye karar verdim.Gerçekten önemli olan devlet okulu,özel okul değil ya da sosyal aktiviteler imkanlar da değil,ya da ne biliyim çok iyi eğitim araç gereç,konferans salonu ,kütüphane falan da değil.Önemli olan öğretmen; kendisinin bir lise öğretmeninden ,bir ortaokul öğretmeninden farklı olması gerektiğini bilen,çocuğa eğitim hayatıyla ilgili ilk ve en kalıcı temeli verdiğini bilen,bir bayan için çok rahat bir meslek diyen annesinin seçimiyle değilde kendi seçimi ve isteğiyle öğretmenliği seçmiş ve "evet ben bu küçük çocuklarla uğraşabilirim"diyecek olan bir öğretmen.
Okulu "aaa çok güzel konferans salonu var "diye seçmeyin siz çocuğunuzu okul dışında da panellere,söyleşilere götürebilirsiniz ya da "devlet okulu ama iyi bir kütüphanesi var" diye seçmeyin siz zaten bilinç bir ebeveynseniz o kütüphaneyi kendi evinizde de kurabilirsiniz.
Burada en önemlisi çocuğunuza ilk hayranı olacağı,ilk örnek alacağı ,ilk en çok seveceği öğretmenini vermeniz.
Bu yüzdendir ki benim içimde çocuğuma bunları verememiş olmak uhde kalacak.Bu yüzdendir ki 3 aydır okula her gün belki resim kolu bugün seçilir ve ben resim kolu olurum diye okula giden oğluma artık " e ne oldu öğretmenin kolları seçti mi " diye sormaktan vazgeçmem ya da 15 gün sonra yapılacak okuma yarışmasına harıl harıl kendince hazırlanan " anne ben de baya iyi okuyorum , bence bu sefer kesin beni de seçer " diye ümit eden oğluma " yok kuzum o senle uğraşmaz eline hazır uğraşmadan gelen kuzuları seçer " diyemeyip ,o gün geldiğinde acaba nasıl teselli ederim diye düşünmem...
Velhasıl kelam bırakın okulun bakımlı,gösterişli binasını,bırakın harika sosyal faaliyetlerini,bırakın gösterişli spor salonunu ,siz iyisi eline gelen öğrencilerini severek okutacak bir öğretmen bulun .....
Gökçe
Etiketler:
Annenin Günlüğü
,
Çocuklarla İlgili
,
devlet okulu
,
İlkokul
,
Okul seçerken nelere dikkat etmeli
,
Seçim
19 Kasım 2015 Perşembe
Çocuklara okumayı sevdirecek harika kitaplar
Uzmanların
söylediklerine göre çocuklar kitap okumada ebeveynlerini örnek alırmış.Ama
bizde durum biraz farklı.Benim bolca kitap okumama rağmen oğlum okumaktan pek
hazzetmiyor.Ama ben beğenir umuduyla bir sürü kitap alıyorum.O beğenmese bile
artık o kadar güzel çocuk kitapları var ki ben beğeniyorum.Bazılarını sizlerle
de paylaşmak istedim.
1. Charlie’nin çikolata Fabrikası:
Üç Boyutlu
kitaplar gerçekten biraz büyülü oluyorlar. Bu bilinen hikaye de 3 boyutlu bir
kitap olarak gerçekten çocukların gönlünü çalan bir kitap.
2. Felaket Henry serisi:
Çocuğunuz okumayı söktü ve ona kitap okutmak istiyorsunuz fakat zorlanıyorsunuz. Bu seri bizim çocuğumuza kitap okutmayı sevdirmemizi sağlamıştı.
3.Mürekkep İçiciler Serisi
Kendi kendine okumasını istediğimiz zaman, okumayı sevdirmek için
bir başka harika seri.
4. Çok çok büyük bir dinazor
Okul öncesi çağda çocuğumuza keyifle okuttuğumuz ve
paylaşmayı öğreten çok tatlı bir kitap.
5. Çilli begonya
Ünlü
aktris Julianne Moore’un kendi çocukluğundan esinlenerek yazdığı harika
çizimlerle birleştirilmiş bir kitap. Çocukların kendi görünümünde mutlu olmadığı
noktalarla barıştırmak için harika bir kitap.
6. Köpekler bale yapamaz:
Yine okul öncesi çağda çocuklara çok sevdikleri ve
istedikleri her şeyi yapmanın mümkün olduğunu öğütleyen cesaretlendirici bir
kitap.
7. Ağabeyim Boris:
Aile
ilişkilerini tatlı bir dille ele alan bu kitabın bir de yeni gelen kardeşten
bahsettiği “Kızkardeşim Doris” isimli bir başka versiyonu da var.
8. Babam ne iş yapar?:
Mesleklerden bahsederken eğlendiren bu kitabın anaokulundaki
sayfasını defalarca okuduğumuzu ve kahkahalarla güldüğümüzü belirtmek isterim.
Özellikle ailesinin mesleğinin ne olduğunu anlayamamış
çocuklar için bire bir...
9. Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Shakespeare’den hikayeler:
Çocuklarımıza onlara özel hazırlanmış Shakespeare hikayeleri
okumamız da mümkün. Ancak bu kitaplar biraz daha büyümüş çocuklara daha uygun. Shakespeare’in
hikayelerindeki isimlerin zorluğu ve bolluğu birazcik okunabilirliğini azaltıyor. Açıkçası asla bitirmeyi başaramadık bunları.
10. Rüzgarın üzerindeki şehir:
Yerli yazarlarımızdan en beğendiklerimizden biri Behiç Ak.
Hikayelerdeki hayal gücü inanılmaz. Çizimler muhteşem.
11. Benim Süper babam:
Babaların kusurları ve komikliklerine rağmen çocukların
kalbindeki yerini anlatan bir kitap.
12. Oliver
Kendi hayal dünyasında yaşayan bir çocuğun hikayesi, hikaye
ve hikayedeki çizimler sadece çocuklara değil ruhu çocuk kalmış herkese hitap
ediyor.
13.Avucundaki Öpücük
Okula giderken annesinden ayrılmaktan korkan küçük kirpinin
hikayesi
14. Bekçi Amos'un hastalandığı gün
Hayvanat Bahçesi bekçisi Amos hastalanınca bu sefer
arkadaşları onu ziyarete gelir.
Türkçe kitapların yanı sıra faydalı olacağını düşündüğümüz bazı İngilizce kitaplar da oldu. Eğer hala tanışmadıysanız bu konuda betterworldbooks
adlı siteyi kesinlikle önerebilirim. Çok uygun fiyata istediğiniz bütün
İngilizce kitapları yeni ve ya az kullanılmış olarak bulabilirsiniz. http://www.betterworldbooks.com/
Bu kitaplardan bazılarının görsellerini aşağıda
paylaşıyoruz.
Son olarak çarpım tablosunu öğrenecek çocuklar içinde İş
Bankası yayınlarından aşağıdaki kitabı kesinlikle önerebilirim.
9 Kasım 2015 Pazartesi
İlkokul Maceramız Bölüm 1
Geçen sene büyük oğlumun
okuldaki ilk senesiydi. Öncesinde sanırım Türkiye`de yaşayan orta halli her
ailenin vermesi gereken bir karar vermem
gerekiyordu ; 2.bir çocuk mu yoksa özel okul mu? Sanırım hem ben tek çocuk olarak büyüdüğüm ve hep bir
kardeş özlemi çektiğim için hem de kendim 2.kez bebek kokusunu içime çekmek
istediğim içim kararımız 2.çocuktan yana oldu.
Ve böylece hem 1.sınıf
hem devlet okulu maceramız başladı.
Allahtan bu macerada
kısmen yalnız değildim. Çok yakın bir arkadaşımla çocuklarımız 3 ay arayla
dünyaya gelmişti ve şimdi büyüdüklerinde biz aynı okula , aynı sınıfa
gitmelerini istiyorduk.
Önce oturduğumuz semtte
baya meşhur olan bir ilk okuldan başladık araştırmaya. Ama okula ilk gittiğim
zaman anladım ki daha ilkokul veliliğine hazır değilmişim. Okul 1.sınıftan
8.sınıfa kadardı. Yani el kadar 1.sınıf bebeleri de çok gelişmiş zamane 8.sınıf çocukları da aynı anda
teneffüse çıkıp aynı koridorlarda koşturuyordu. Bundan dolayı bu okulu direk
eledik. Elimizdeki 2.okul sadece 4.sınıfa kadar eğitim veriyordu. Bu sene de
sadece 2 tane 1.sınıf açacaktı.
Neyse gittik geldik, müdürümüzle
görüştük, ikametgâhımız da zaten bu okula düştüğü için kaydımızı yaptırdık ve
maceramız başladı…..
Şimdi ilkokul 2 velisi
olarak şunu söyleyebilirim ki;1.sınıf, eğer biraz ilgili ve evhamlı bir
veliyseniz korkunç bir sene ama iyi haber 1.dönemi atlattıktan sonra her şey
daha sakinleşiyor.
Devlet okulu olarak bizim
okulumuz cidden iyi bir okul. Öğretmenimiz 30 yıllık çok deneyimli bir
öğretmen. Deneyimli olması çok iyi ama 30 yılın verdiği bir yorgunluk olduğu da
kesin. Bu noktada şu anda asla öğretmen değiştirmeyi ya da okul değiştirmeyi
düşünmem ama başa dönme şansım olsa biraz daha genç bir öğretmeni tercih
edebilirdim. En son geçen Cuma öğretmenimizin yüzünü görünce “Neyse bugün Cuma
hem haftaya 2,5 gün tatil “ diye teselli
ederken kendimi Rocky filmdeki “ Acı yok Rocky “ diyen antrenör gibi hissettim.
Yani demem o ki; Okul
değil, öğretmen bulun...:)
Etiketler:
anne
,
Annenin Günlüğü
,
Çocuklarla İlgili
,
devlet okulu
,
İlkokul
,
Okul
,
veli
4 Kasım 2015 Çarşamba
Gözünü maket sevgisi bürümüş masum veliler
Bu sene ilkokul 2. sınıfa başlayan bir oğlum var. Geçen sene okuma yazmayı öğrenme macerasıyla geçen ilk okul yılımız bu
sene biraz daha dingin başladı.Ya da ben ilkokul çocuğu velisi olmaya alıştım.
2 hafta önce 2.sınıfın ilk veli toplantısı yapıldı.Bütün veliler büyük heyecanla toplantıya gittik yine.Tabi ya herbiri bir deha olan süper
akıllı çocuklarımızın durumları hakkında bilgi alacaktık.Bu arada ufak bir
bilgi;veliliğin ilk kuralı asla çocuğunu kötüleme.En kötü ihtimal çocuğun çok
akıllı olsun ama çalışmasın. Ben bu kuralı ilk sene 1.dönemde ziyadesiyle tecrübe
ettim ve şimdi sıkı sıkıya bağlı olduğum
bir kural.
Toplantıyı öğretmenimizle yaparken okulumuzun
çok sahsına münhasır niyette iyi ama uygulamada azıcık değişik müdürü birden sınıfa
daldı ve bir duyurum olacak dedi.Okulun tanıtımı için bütün velilerden 29 ekime
kadar `Cumhuriyetin Getirdiği Yenilikler` adli bir maket çalışması yapılmasını
istiyorum dedi.Önce sınıfta en yakın olduğum veli arkadaşımla şaşkın şaşkın bir
göz göze geldik.Ama herkes kaderine razı, ses çıkarmadı.Lakin toplantı
bittikten sonra klasik her sınıfın velilerinin dahil olduğu whats up veli grubunda itirazlar havada uçuşmaya
başladı.`Olur mu oyle şey`den `Ne saçma iş ne maketi yapacakmışız biz` diye
herkes itirazlarını bu gruba ama sadece bu gruba yazdı.Tabi ki orada telefonda yazılan
itirazların hiç biri okula iletilmedi herkes maket yapmaya razı ne yapacağını düşünmeye
basladı.
O noktadan sonra bambaşka bir macera başsladı.Madem
maket yapmaya razı olunmuştu o zaman en güzel maket kendininkileri olmalıydı.İlk
olarak maket yapmak için ortak gruplar kuruldu
gizli kapılar ardında.
Sonrası maketle ilgili her soru sorana
istinasız herkesin cevabi taaa 26 ekime kadar` Aaa biz de başlamadık daha şekerim`,`Daha
malzemeleri bile almadık canım `,`Ay bilmiyorum ki ne yapsak karar vermedik
hayatım`a döndü.
Biz de o göz göze geldiğim arkadaşımla gözü
dönmüş bir grup oluşturduk.Önce ortaya
bir kırtasiye ismi düştü.Bu kırtasiyede bir çocuk varmış.Parayla maket yapıyormuş
diye.Koştur koştur o kırtasiyeye gittik` Bize de maket yapar mısın` diye.Orada
cocuk`Abla ben başkalarına söz verdim,size de yaparsam yetiştiremem `deyince
mecburen malzemeleri aldık kendi maketimizi yapmaya başladık.Ama kırtasiyeden çıkarken
en son bütün çirkefliğimle`Ama onların küçük bebeleri yok kendi maketlerini
yapabilirler,bizim ufak bebemiz var `diyordum hala.
Bir
Pazar günü bebeleri kocaların ellerine tutuşturup başladık maketi yapmaya.Tam
3,5 saatte bitirdiğimizde ikimiz de gözü dönmüş iki veliydik artık.Bir ara çocukların
yanımıza gelip `Anne biz de yardım
edelim mi` dediklerinde `Saçmalamayın siz şimdi yamuk kesip bozarsınız` dediğimizi
ve en son maket bittiğinde çok güzel oldu,bir sonrakinde ( yalnız dikkatinizi
çekerim bir sonrakinde)`herkes bizle maket yapmak isteyecek` dediğimizi hatırlıyorum.
Sonrasında bizim maketler ilçe kaymakamının
kırmızı kurdeleyle açtığı, okul bahçesinde düzenlenen sergide sergilendi.Biz de
yanına gidip poz poz eserimizle fotoğraf
çektirdik.
Simdi büyük heyecanla 10 kasımdaki maket görevimizi
bekliyoruz.
Gökçe
Gökçe
Etiketler:
29 Ekim
,
Annenin Günlüğü
,
Çocuklarla İlgili
,
İlkokul
,
Okul
,
Ödev
,
Proje Ödevi
,
veli
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)












